Düğün salonunda herkes dans eden gelin ve damada eşlik ederken ben nihayet son yetimini de evlendirmiş bulunan kadına bakıyordum. Üç adım ötemde ayakta hareketsiz duruyordu. Oturmaya bile mecali kalmamış diye düşündüm. Hayata tutunma alışkanlığı onu hayatta ve ayakta tutuyor. Gözlerinden art arda yorgun damlalar düşüyordu. Hesapladım o damlaların o kalpten o gözlere varması yirmi yedi yıl sürmüştü. Teyzemdi. İkisi kız, dördü dünyaya kızgın altı çocuğu vardı.

5 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.