Gece on iki. Balkon. Altıncı kat. Elimde sigara, pervazda çay. Gökte ay ve ayaz. Aşağıda çöpün yanında açlık ve soğuk gündemiyle toplanmış birkaç kedi. Yasin okuyan bir Mercedes geçiyor yoldan. Sonra ‘’Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum’’ diye bağıran bir Toros. Cuma günleri valinin namaz kıldığı şehrin en büyük camiinin önüne toplanan makam arabaları ve lüks otomobillerle babamın Hacı Murat’ı aynı anda aklıma hücum ediyor. Gözlerim terliyor. İçeri girince çocukların üstünü örtüp uyuyayım diye düşünüyorum. Yanağımda tuz. Elmacık kemiklerimden italik gamzelerime doğru uzanan ıslak çizgilerin üstünü serçe parmaklarımla bir daha çiziyorum. Gözlerim terliyor tekrar. Sanki dünyanın bütün tozu üstüme sinmiş gibi, sanki dünyanın bütün tozu gözlerime kaçmış gibi gözlerim terliyor.

Bu kelimeler, bu dünya, bu gözler, bu toz edebiyat değil; his diyorum kendi kendime. Ya da bir lanet. İzlenim laneti. Bu kelimeler, gördüklerimden kesinlikle daha gerçek, daha somut ve daha incitici. Varlığın içimdeki izdüşümü neden sadece kedere sebep oluyor bende? Bu kedilere bakan başka biri tam olarak ne hissederdi acaba diyorum ve çöplüğün etrafındaki kedilere bir başkasıymışım gibi bakmaya çalışıyorum. Bulanık. Çünkü gözlerim terliyor. Dünyanın tüm tozu üstüme sinmiş gibi.

İçeri girerken bütün bedenimle, ıslanmış bir köpek gibi silkiniyorum, toz iyice gitsin diye. Gitmiyor. Balkon kapısının camından dışarıya bakıyorum bir kez daha. O anda, sağrısına elimi koyduğumda baştan sona ürperen bir at gibi titriyorum. Aklıma annemin böyle olunca söylediği ‘’Azrail yokladı’’ cümlesi geliyor. Sonra aklıma mezarı geliyor annemin ‘’Azrail yokladı’’ daha bir ağırlaşıyor, gözlerim terliyor,  ardından bir sigara daha içme isteği. Tekrar balkona çıkıyorum. Kediler hala orada. İzlenim ve keder laneti devam ediyor. Neden böyleyim diyorum, neden diyorum içime doğru bağırarak. Bir şeyler anlar gibi oluyorum. Tabiattan ayrıyım çünkü diyorum, sigara içen tek tür benim. Devam edemiyorum bu anlama çabasına. İçeri girip çocukları örtmem ve uyumam lazım.

Kapıyla camla oyalanmadan; başımı varoluş ve izlenimlerine dik ve göğe eğik tutarak hemen içeri geçiyorum. Çocukların odasına gidiyorum her zamanki alışkanlıkla. Yatakları boş. Kışın onları odamızda uyuttuğumuzu hatırlıyorum. Bu da dünyanın tozuna bulanmış izlenim laneti işte diyorum. Ömer’e serdiğimiz yatak kapının hemen yanında. Her gece olduğu gibi üstü açık. Örtüyorum. Battaniyeyi boynuna kadar çekip çenesinin altına sıkıştırıyorum. Küçüğün yatağı bizimkinin hemen yanında. Çünkü küçük diyorum kendime ve bu bile gözlerimi terletebilir üstünde dursam. Durmuyorum. Gül telefona dalmış, indirimleri kovalıyor her zamanki gibi. Telefonun ışığı Ali Mirza’nın sağ yanağını aydınlatıyor. Yanağındaki karanlık noktayı görür görmez hafifliyorum biraz. Gamze diyorum. İşte dünyanın tozuna bulanmamış bir izlenim, bir imge. Çoğu zaman farkında olmadan yaptığım gibi düşündüğüm kelimelerden birini sesli söylüyorum. Gamze. Gül ‘’Ne oldu’’ diyor. Yüzümdeki kederi fark etmiş yine diyorum. Bakmasa bile fark eder. ‘’Ya sana kurban olayım, böyle nasıl anlıyorsun hemen’’ demek istiyorum. İçimdeki erkek, içimdeki at, içimdeki köpek bırakmıyor. ‘Öldüm Gülom Gülom Gülom senin için’ diyen çocuk ölmüş’’ diyorum. ‘’Evet’’ diyor ‘’Az önce ben de okudum, Allah rahmet eylesin, çocukken çok dinlerdim’’. Gül böyle deyince gözlerim terlemeye başlıyor yine. O anda ay, ayaz, yol, Yasin okuyan Mercedes, kediler, ‘’Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum’’ hepsi birden beynime hücum ediyor. Dünyanın tozuna bulanmak üzereyim tekrar.  İçimde olup biten her şeyin eşlik ettiği boğuk bir sesle merhamet dileniyorum bu sefer. ‘’Üstümü ört’’ diyorum usulca.

As all the pictures in my gallery, this is a FREE picture. You can download it and do whatever you want with it: share it, adapt it and/or combine it with other material and distribute the resulting works.
I’d very much appreciate if you give photo credits to “Carlos ZGZ” when you use this picture. This would help me find it and add it to my photoset “Used elsewhere”.
__
Como todas las imágenes de mi galería, esta es una imagen LIBRE. Puedes descargarla y hacer lo que quieras con ella: compartirla tal cual, modificarla y/o combinarla con otro material y distribuir el resultado.
Por favor, si utilizas esta imagen, dale el crédito a “Carlos ZGZ”. De esta manera podré encontrarla fácilmente y añadirla a mi álbum “Used elsewhere”.

2 cevaplar
  1. Avatar
    Melek says:

    “Bu kelimeler, gördüklerimden kesinlikle daha gerçek, daha somut ve daha incitici.” Güzel ifade hinavibi. Kelimelerin somutlaşıyor. Çoğu hissin izdüşümü, kafandaki somut kelime süzgecinden geçmiş olduğu için de incitici oluyor. Tebrik ederim. Çok iyi abiii

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir