Sana dair bir ayrıntıdır kalbim. Bu cümle benim telefon numaram. Şöyle ki:

Bir şey düşünürken aynı anda beynimden alt yazı olarak başka düşünceler de geçiyor. Bu tam olarak böyle mi ifade edilmeli, bilmiyorum. Durumu en iyi açıklayacak benzetmenin bu olacağını düşündüm. Çünkü her evde, her beyinde, her gözde televizyon var artık. İşte beynim de o televizyonlar gibi. Komik bir film izlerken altta facia haberleri geçer ya bazen. Kafamın içi de böyle. Bazen zıt şeyler, çoğunlukla alakasız düşünceler, cümleler… Mesela güncel bir olayı düşünürken o anda aklımdan ‘Maradona o gölü elle attı’ ‘Papa Müslüman olur ve bunu dünyaya duyurursa ne gibi sonuçları olur’ gibi cümleler de geçiyor.

Kafamdaki bu karmaşayı henüz küçük bir çocukken fark ettim. Yıllarca bunun üstesinden gelmeye ve bir ‘an’da tek bir düşünceye odaklanmaya çalıştım ama başaramadım. Ta ki bir gün Sırlar ve Evhamlar isimli bir televizyon programında Ebced’i ve bazı özelliklerini işitinceye kadar.

Ebced çok uzun ve çetrefilli bir konu. Özü ise şu: Arap alfabesindeki her harfin bir sayı değeri var. Programdan bu kadarını öğrenmem bana yetti. Bu sayede nispeten beynimi disiplin altına almayı başardım. Önceleri aklımdaki düşünce şeritlerine numara verdim. Zamanla kendimi geliştirdim, düşünceleri temsil eden kelimelere ve en sonunda da harflere numara vererek sayılar-rakamlar sayesinde daha düzenli düşünmenin yollarını bulmaya çalıştım. Yıllar içinde bu bende bir saplantıya dönüştü. Öyle bir dereceye geldi ki bir şiir veya hikaye okuduğumda manadan çok kelimelerin sayısal değerini düşünüyordum. Bir hastalıktan kurtulmaya çalışırken daha beterine yakalanmıştım. Bunun çaresini bulmalıydım. Nitekim buldum da.

On yıl sekiz ay yirmi gün önce Ebced hesabını Latin Alfabesi’ne uyarladım. Bulduğum sistemde her harfin bir sayı değeri vardı, bu rastgele bir düzenleme olmadığı gibi; basit, hemen çözülebilecek bir şifre de değildi. Bir formülü vardı o formülü bilenler (benim dışımda bilen yoktu) kolaylıkla bir sayı dizinini bir cümleye dönüştürebilir ya da sayısal bir veriyi hiç kimsenin hiçbir şekilde anlayamayacağı, çözemeyeceği, tahmin edemeyeceği bir biçimde kelimelerle ifade edebilirdi. Sistem teoride tamamdı: Her harfin bir sayı değeri vardı, alfabe sistematik bir biçimde değerlenmişti ve bu değerlerin bir formülü vardı. Formül sayesinde bu iletişim evrenine giren (yine şimdilik sadece ben) orayı avucunun içi gibi bilir; giremeyenler içinse tahmin bile edilemeyecek zorluktaydı.

Coşku ve heyecandan ölmek üzereydim öyle ki bir cümle dahi kuramıyordum. Bir gecede alfabemi değiştirmiş ve kendimi cahil bırakmıştım. Üç kahve ve dört sigaradan sonra heyecanım biraz dinince ilk cümlemi kurdum:

7918 672935: Cennet sadedir.

Büyüleyiciydi, muhteşemdi, harfler ve sayıların da ötesinde bir evrendi. Rakamlar ve o iki kelime çivi gibi ama alelade değil; parıl parıl parlayan elmastan bir çivi gibi beynime çakılmıştı. Gözlerime inanamıyordum. Tekrar tekrar okudum, defalarca sağlamasını aldım, netti, ne eksiği ne fazlası vardı. Sistem benim bile tahmin etmediğim kadar kusursuzdu. 7918 672935 ‘’Cennet sadedir’’ demekti. Aynı cümleyi defalarca bazen sayı bazen harfle yazdım, okudum, yazdım, okudum… Yoruldum. Beynim durmak üzereydi. Dinlenmem lazımdı, uyumalıydım ama uyuyamıyordum. Uyumaya çalıştıkça kendimi bazen sekiz, bazen üç, bazen c, bazen t harfi gibi görüyordum. Böyle olmaz diyerek kalktım sabaha kadar sayfalarca yazı yazdım. Önce sayılarla yazdım, sonra onları harflere çevirdim, sonra tekrar sayı harfsayıharfsayıharf. Delireceğimi düşünmeye başladım. Belki de delirmiştim de bunun farkında değildim. Zaten farkında olsam deli olmazdım. Ertesi gün ikindiye doğru koynumda parçalanmış harita metod defteriyle uyandığımda yazmaktan, okumaktan ve cümlelerin, kelimelerin sağlamasını almaktan bitkin düşüp uyuyakaldığımı anladım. Bu uyuduğum en derin, en kesiksiz ve rüyasız uykuydu.

Şimdi girişteki cümleyi tekrar yazmama gerek yok sanırım. Benim telefon numaram: Sana dair bir ayrıntıdır kalbim. 0506 368……’yı kelimelere çevirmek için tam altı dakika kırk sekiz saniye uğraştım.

 19482 (Hin Avibi)

Kitap Önerisi

Bir Savaşın Tasviri / Franz Kafka

6 cevaplar
  1. Methaldar
    Methaldar says:

    Yıllar önce bu yazıyı bir kez daha paylaşmıştınız. O zaman telefon numaranızı öğrenmek için şifreyi çözmeye çalışmıştım. Ciddi manada zaman ayırmıştım buna. Hayalim şifreyi çözüp numaraya ulaşıp yine şifreli bir sayı dizini atmaktı. Yapamadım :dd

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.