Babası ceza evinde on dört yaşında bir öğrencim var, sabahın köründe simitçilik, hafta sonları boyacılık yaparak iki küçük kız kardeşine ve annesine bakıyor. Hocam diyor altıda çıkıyorum simide, yedi buçukta bitiyor işim, Pervin ve Zülal’ın ellerinden tutup okula götürüyor sonra gelip uyuyorum, onda annem uyandırıyor beni, Allah’tan okul yakın yirmi dakika sürüyor yol.  Adı Ahmet, geçelim…

Evet geçelim, bazen gözlüğünde kan var gibi düşünüyorum onu rüyamda, ey Allah’ım  bizi sev diyorum,  kalbimizi bırakma, gözleri kıpkırmızı oluyor Yalnız Efe okurken, ey Cebrail haydi ruhumu avuçla, ey esnaf zengin hacı amca Ahmet’ten yedi simit al her sabah, şeytanı öyle taşla. Bir kardeşi var adı Zülal…Geçelim

Evet geçelim, okul bodrumunda sigara içerken ayakkabıma basıyorum, bir kardeşi var Pervin ey Allah’ım ey annemin ve dahi şeytanın Rabbi kalbim sıkışıyor, ey acılarımı doğuran babamın, kalbim sıkışıyor, yazı yazıyorum kalbim sıkışıyor, Ahmet tahtayı siliyor Allah’ım elimizi bırakma, çünkü bazen mutfağa gitmeye korkuyorum elimin korkusundan,  bazen bıçak görmeye korkuyorum, bazen Ahmet’in binmediği otobüs geldiğinde on bir çocuğu eziyorum içimde, bazen ne oluyor bilmiyorum, kapımı bir anne çalacak diye açık bırakıyorum, bazen boğulmak istiyorum en arka sıraya geçip, bir kardeşi var kız adı Pervin ey acılarımızın annelerinin Rabbi kalbim sıkışıyor…

Geçelim, olay hikayesi Ömer Seyfettin.

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.