insan kaç kişidir
elinin neresi erkek neresi mahir
neresinde medeniyeti çürüten zehir
tutulmamış sözlerin gümrüğünü tutan var mı
iş mi günü yoldan çıkarmak
şehre göre yaşlı, yaslı biraz
köyde genç tırpani
saatlerde yaşayan kim

binaların gölgesine süngü çeken barakalarda doğdum
bir yanım yoksulluk anam
öbür yanım hiç yoktu
şimdi şehrin beşinci katındayım
uzansam laboratuvardan çıkmış gök
yıldızlar sabah akşam benim yıldızım
uzansam avizeler

sabahın kuşluğunda yerdeyim
ve görmedim kılıcı kınında gamzesinin
baharla su veren bakışlarına
ama gördüm kuşlarını yüzüme
kilitleyen yerin hilelerini

ayağım bir acemi işaret etti
zerdüşt için girmedi ateşe
havva için cennete girmedi hiçbir adam
ve ömrüme tabut biçen cehalet
ve dirilerin ardından su serpen ölülerimiz
ruhumun bedenime sığmayacağını görmez

mezarımı sırtımda taşıdım ve hiç indirmedim
kalabalıktan ürkünce sesim
içimde yuvalandım

insanın bütün tehlikeleri yaşandı mı
yaşlandı mı diri dişlek bedenimiz
öğrendim beyaz temiz değil
öğrendim eşkıyadan korkmak yersiz
tüm günahlar ve elma bahçeleri yağmalanmış öğrendim

çok yazık ve bunu ben öğrendim yalnızlık testlerinde
havvasızlıktan balkona çıktığımda öğrendim
çıplaklığımı örten gecelerde öğrendim annesiz olduğumu
öğrendim de dört yanlışla bir doğruya bölündüm.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.