kızıl düşler gören bir adam
su yetiştiriyor gecenin çeliğine
en gencinden bıçakları var aşkın
kan ve sel, sel ve kan

bir ergendir sonbahar
yanlış biliyor insanlar
evren yuvarlaksa
aksayan baştan önce son var

ben bunu her gece unutuyorum
beni hemen uyut bebeğim
bana aynı masalı tekrarla
eşkıya ve kral, eşkıya ve eşkıya

kendimi kovalarım sabaha kadar
ellerin bu kadar beyaz ve ince olmasa
haydi hayata evet de meleğim
hayırlarımı düşe yorumla

bakışlarınsız mezara kumadır ömrüm
kötürüm güneşler sabahlarımda
kanıma sulanan nehirdir zaman
an ve vaveyla, ve tütün, ve zifir, ve an

tüm açıklarımı kapında bırakıyorum
hatıralarımı topla
pencerene konan ay ışığına ufala

kalbimle zoru var bu soruların
sen benim dolaysız gerçeğimsin
yokluk kime ait, kime ait bu rüya

bittim başa dönüyorum
başucumda biz olmayınca
ben ve bu som gece, ben ve kırmızı
ben ve sızı

4 cevaplar
    • Anonim
      Anonim says:

      Çıkan tek bağlam bu “Kralın sofrasında soytarı olacağıma, halkın kavgasında eşkıya olurum!” Siyasi bir masaldan mi bahsediyoruz

      Cevapla
  1. Noname
    Noname says:

    Hocam lütfen kızmayın ama ne zaman bir şiirinizi okusam fondan parça çalmaya başlıyor. Bu defa da
    Mark Almond söylüyor “Something’s Gotten Hold of My Heart” 🙂
    Bu güzel şiirlerinizin altına edebiyat parçalamayı çok isterdim ama zorluyorum kendimi yine bir şey çıkmıyor. 🙁
    Elinize yüreğinize sağlık hocam, harika bir şiir. Saygılar.

    Cevapla
  2. monaroza
    monaroza says:

    yârin penceresine dalmış bir şekilde, şu dizleri mırıldanıyorum:
    “tüm açıklarımı kapında bırakıyorum
    hatıralarımı topla
    pencerene konan ay ışığına ufala”
    bir yutkunuş, gözümde yaş ve kapanış.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir