Nefs sahipsizdir mi dedim, öyle bir göz yaşı mı tutturdular yakama, sanki saçmalamayı unutur gibi duvarıma tosladım ve kininizde boğulun.

Ölüm müstearıyla aramızda dolanan efkara bir isim düşündüm hepimizin yerine, çün hepimiz ancak bir ölüme sığışabiliriz yaşayabilirsek.

Tüm bakış açılarımı kaybettim ve körlük. Ve körlük tüneyen bir kargadır kafkadan kalma gözlerinize, sizi meryem suresiyle beni ağlamaya davet ediyorum.

Yarın bir lanetle uyanacaksınız çünkü bir çocuk karadır on iki yaşında ve ayağınıza eğilip boyamaktadır.

İstanbul’u sahipsiz bir bebek gibi Ayasofya’nın önüne bıraksam sevgilim varsın boynumu giyotinler bölüşsün. İstanbul’u bir martı doğurmuştur.

Acımı evcilleştirmeye çalıştıklarında amcamın bıyığında iri bir nalbant vardı, zamansızlıktan öldü. Sonsuza kadar ağladım, imkan olsa daha da ağlayacaktım.

Üsküdar’ı katibimden vurdum başlamaya saat on ikiydi bir yağmur vardı annelerimin göğünde, faili meçhul bir cinayet bu el ne karışır.

Varlığıma müzik gibi bir intizam lazım. BÖYLE OL MAZ:

Bana bir şeyler çal santana
Ellerimi kanatan dişlerimi kır
Zamanı biraz önceye al santana
Ruhumu serin mezarına çağır

2 cevaplar
  1. ayse
    ayse says:

    “De ki: Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım” siz bu şiiri yayinlayinca merhem süresinetekrar bakmistim. O zamandan beri bu ayet içimin biyerinde bekliyor.

    Bir de şiirlerinizi tahlil etseniz keşke mesela Üsküdar’lı dörtlük 🙂
    Hüzünlü ama güzel bir pazar oluyor.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.