Zaman ne zaman yaratıldı bilmiyorum
Havva’nın miladının kaçıncı senesi bu
Otellerden taşan ölümlerimi topluyorlar
Hayatı nasıl sevdimse toprağı öyle
Bugün basmadım hiçbir karıncaya
Hiçbir çiçeğe taş atmadım
Alnımı gökyüzüne dayadım
Sancımı dindirmiyor su
Rüzgar kovalamıyor nefeslerimi
Otel önlerinden topluyorlar ölülerimi

Fare dolu bir cinnettir düşlerimin çöplüğü
Karanlık ödev tutku jelatin ve şişeler
Boş yanı yok mu evrenimizin
Ne zaman tüylerini okşasam bir kedinin
Kuyruklu yıldızlar kayar rüyalarıma
Ellerimi hangi havuza daldırsam
Işıklı alanlara koşsam kendimi
Beynimde saat gıcırtıları
Zaman beni mi kovalıyor akrep beni mi
Ödev ve tutku bırakmıyor peşimi
Cinnetimin boş yanları yok mu
Çok fareler mıncıklıyor geceleri
Belim ikiye bölünüyor uyandığımda
Evrenden ölümlerimi topluyorlar

Hani sırtını sevdiğim kedi vardı ya iki kulaklı
Kırmızı dili vardı farelere tutkun
O kedi şimdi mi öldü, değiiil
Hani nasırlı bir adam vardı
Öksürüklü mü öksürüklü
Karısının kafasını kırmıştı kerpetenle
O sevdiğim kedi
Kadının kanını yalamıştı koridorda
İşte o zaman loştu meydanlar
Evren ışıkla dolmamıştı daha
Büyük yılanlar kudurmamıştı

Hani insanların az çirkin olanıydın
Pembe kazaklar giyerdin
Kılıbık baban karayollarındaydı
Müdür müydü neydi
Ellerin beyazdı parmakların ince
Siyah saçların rüzgarla dalga geçerdi
Uçurtmalara eklerdim kardeşlerini
Sonra dolmuş beklerdim sokağınızda
Sigara içerdim kibritimi düşürürdüm
Pışt pışt derdim balkonundaki kediye
Kedi olasım gelirdi
O zaman fareliydi cinnetim

Alanlara kara ziftler dökülürdü
Eylül müydü neydi
Postallarla doluydu evren rütbelerle
Sorumluluk ve aşk jelatin camlar
İçimi kanatmamıştı daha sana ölmemiştim
Katıksız farelerin beynimi yememişti

Sadece bir ev vardı karşımda
Adam karısını kanatmıştı
İçim yoruluyordu kelimelerden
Harfler damlıyordu rüyalarıma
Kediler kasap bıçaklarını yalarken
Küçük dillerini kanatıyorlardı

Cinnetime seni ekliyordum
Eylülü ve Menderes’in asılışını ekliyordum
Tütünü ve Kenan Evren’in rütbelerini ekliyordum
Baban karayolcuydu
Hatırladım müdür yardımcısıydı
Dolmuş bekliyordum sokağınızda
Sigara görünce dudaklarım ağzıma saklanıyordu
Şoförlerden efkarı öğreniyordum
Muavinler kötü şarkılar söylüyordu
Madonna papaya çatıyordu o zaman
Ben kedilere ölüyordum
Fareler satanistlere gülüyordu
Evren emekli oluyordu
Askerler çocuklarına Kenan ismini vermiyordu
Ezanlar Allah’ın istediği gibi okunuyordu
Çöplerden toplanıyordu şey şişeleri
Çocuklar büyüyordu oy veriyordu
Atlantis’ten Gelen Adam vardı sonra
Ördek gibi yüzüyordu ama
Benim gibi sulu şakalar yapamıyordu

Konya / 2003

3 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.