incecik bir çizgide yitiyor güneş
onu başkaları buluyor
her düğüne cenazesini götüren adam
başına kurşundan bir gece sıkıyor
aklı sıkılıyor zor sorulardan
kalbi beyninde sıkışıyor
içi keder ekidir gazetelerin
(buraya savaş dulu anadolu
ve onun  yoksul çocukları gelecek)

güz bitiyor mazereti yok kör kemancının
elleri saçlarında genç kızlar
karanlık parklarda sarışın sonbahara basarak
delikanlılar ısırarak yumruklarını
insansızlığı çoğaltmaktadır
yüzümden düşen kaç parçaysa
kaç paraya yaralanıyorsa yalnızlık
(buraya da portakal dilimleri gibi
zenginlere pay edilen hazine
devlete borçlu öğrenciler
ve tımarlı sipahiler eklenecek)
hayatı üç talakla boşuyorumdur

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir