kendimsiz kaçmalıyım
benliğimin sonuna gelmeden
yara açmadan bir çocuğun gülümsemesi ağzımda
yüzüm kuşların ayağına dolanmadan

şimdi gitmeliyim kederi uyandırmadan
bir başıma varım, bir başıma varacağım nereye varacaksam
ellerimde unuttuğun gözlerin bir de
yağmur dersine kalmadan
eskinin en yenisiyle değişmeliyim yüzümü
yönümü güneyin ağzına vermeliyim
başımı doğunun yapılarında unutarak
hünerli suskunluğumu yoluma tutmalıyım
kuş cıvıltısından kulübem olmalı
şarkılar kendilerini kanattığında

serin bir ayı ardımda sürüyerek
göğsümde göğe benzer bir şey varsa onu da almalıyım
etimle ruhum arasındaki gerçeğe and olsun ki
seni dipsiz sorulara bırakmalıyım

çünkü günlerimi sen vurdun
ama şimdi mevzilerim güneş dolu
hastalık mı bu yoksa
sen olan ateşin sonu mu

bir daha olmayacak
yolumun tilkilerine etimi atıyorum
bir daha olmayacak gidiyorum
yatağım yoruldu yokluğuna sarılmaktan
yoruldu gözlerim hayalini eskitmekten
duvarlar yüzümde seni seyretmekten yoruldu

bir daha olmayacak
artık geceyi başka bir isimle çağırıyorum
bir daha olmayacak aramıza ruhumu seriyorum
kınından sıyrılan kör bir kılıç gibi
gidiyorum bir daha olmayacak

4 cevaplar
  1. Büşra Akerik
    Büşra Akerik says:

    Ciğerimin yarasına tuz bastı bu satırlar ama olsun ağlamak da güzeldir. Kelimeleriniz kadar çok şifanız olsun sizin inşallah üstad.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.