kuşlar yağmura asılıyor
ağlayarak şehre sulanıyorum
bakışları kötü bu şehrin ihtiyar kızları
noel’e tapınarak biraz daha yaşlanıyorlar
bu mor kent bu yağmur bütün bu ıslak kuşlar
yaşlı kızların düşleriyle oynaşıyor

evime döndüğümde kalbim kirli
açtığımda gökyüzünün yıkanmış duvağını
kestane aldığım zaman kendime köşelerde
güvercinlere acımı dağıttığım zaman
yağmur yeni yetmeliğe çağırıyor kadınları
kesiliyor urları rahmindeki kanserleri anamın
babam çocuklarına adıyor hayatını
küçücük kızlara adıyor
kederle ve yağmurla tarıyor saçlarını

derken kar öfkemi fermuarlıyor
-kendime bir sigara daha tutuyorum-
kapatıyor kinimin kapkaranlık kapılarını
noel bütün muhabbetleriyle beraber
içimdeki kuyuda küflenmeye duruyor

1 cevap
  1. Fatii
    Fatii says:

    Beyaz döşeğime uzanıp sırtımda ki kelebekleri uçuruyorum,
    Göğsümün buzdan kristallerinde rengarenk yansıman aydınlatıyor soğuk geceleri,
    Kızlar doğuyor anaç bakışlarından, kızlar örüyor dökülen yalnızlığıma kıraç saçlarından.
    Bir kar tanesi konmuyor dilimin ucuna,
    Terketmiş bulutları gök yüzü ıslatmıyor memleketimi, bırakmıyor peşimi kelebek etkisi.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.