bugünün dağlarından fışkıran gecem
gencinden olsun karanlığın
tanımadığım mermi yutan silahlar verme elime
hüznümden önce varma kalbime

laubali karalığımı cetvellemeli
hilesiyle matematiğin
çarpanlarına ayrılan bir cin gibi
şekline girsen bedenimin

her günaha yataksın madem
çirkinliğe hep perçem
bana zencisin neden
beyaz değilim
hiç zenci de olmadım neden

alnım tenhada yavrular
tek
yalnız saçımda değil ağırlığım
derin kuyularımın ulumasında
sancılı hastanelerimin kapısında
dibimdeki görkemli göğün
bana benzeyen yıldızında
gölgesi kişneyen dağları
ortak etme yalnızlığıma
gün kulağıma kaba kalabalığı tükürmesin
yokluğunu etimle bulamaç yaptım diye
hükmüne ayak değil miyim
malulen yenik

bildiğim yemek odur
ve bulamaç bulamaçtır kanım
babamın ölüsünden kırbacın
korkutmasın bedenimin köylülerini

kanıma çömel
katış kahverengimin çocuklarına
gün bizi beklesin
sana doğru
bir ordu ilerliyor içimde

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir