kaderin sonuna geldik
gözümüzde ağlayan denizin
üzerimize abanan göğün
bizim olan her şeyin sonuna geldik

yeşilde ağacın sonuna
sonuna baharda mevsimin
ve bir gün ağlayan bir çocuğun sonuna geldik ansızın
ansızın cam çatladı elmasın sonuna geldik
sonuna geldik intiharı biriktiren bıçağın
kaçamak mavilerin yaralı morların
ve üşüyen beyazın da sonuna geldik
bitti öl monna rosa sonun sonuna geldik

kaderimizle yaşıtız sevgiler çarpıtmasın yıllarımızı
yaşlı ve yaslıyız artık bir şey kalmıyor gecelerimize
bir serseri ölüme muhtacız
bir de evsizlerin derin gamzelerine vuran aya geceleyin
bir kedinin ayak izinde kaybolmaya bir de

çünkü dükkanları bekleyen etiket kuyrukları var her yerde
yedi otuzun dünyası yaşadığımız
söylemek istediğim ölümümün kuması
çoğalan kareler dağınık
ve trajediler sürüyor ardından
günler üstünden çokça geçilmiş müsveddelerdir artık
bir şey kalmıyor gecelerime
ağzımı yüzüne gömüyor zaman
içimde filizlenen bir umut yok

yok kışları ağırlayan güz
ölüm var bütün beyazların altında
kuşların kendilerine göre bir matematiği var
bahar diyor insanlar
çocuklar iki kere iki gökyüzü eder diyor
seni görünce ayakları birbirine dolaşan yollar yok artık
hep yanlışa gidiyor insanlar

hele akşam aşkın ve aşağılığın çırpınma vakti
yıkanma vakti de yorgunlukların
dargınlığım büyüyor
koca bir imparatorluk kuruluyor beynimin afrikasında
ölüme aç
sana yenik
kefene kara sevdalı
öl artık monna rosa gidişin taze mezar
içim göğe kapalı ağlaman neye yarar

3 cevaplar
  1. Avatar
    Hazan Faslı says:

    Bazı kelimeler şiir olmak için yalnızca başka şiirlerin sonunu bekliyor. Bu şiir de
    “Senin sonuna yaklaşırken mırıldandığımdı” şiirinin sonunu beklemiş gibi yazılmak için.
    “su yarıldı Musa’nın sonuna geldik
    camda elmasın sonuna geldik
    bitti, seni altına beni sükuta çeviren o kutsal simyanın sonuna geldik”

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir