Saat yok
İçimdeki köpekle uyandım,
–Kıtmir değil köpek-
Ayna bir yüzüm tutturmuş koşuyor, kuduz.
Su yüzer mi, alkol yüzer mi?
Gözümün altı cop kovası: mor ve mor
Anneme döndüm babamdan
Zaman ne çok az, ne aşırı doz.
Akrep çocuksuzluğumu kovalıyor
–Tabiata tapmayacağım ey mezar-
Felç yüzer mi, ağlamak yüzer mi?

Gün ortası -bu tanımlanamaz-
Et yedim ve kendime sigara tuttum
-Buraya ısıngan bir köpek uydurunuz-
Babamın sağ tarafı mefluç,
Annemin gözleri kaç bin yaşında?
Su yüzer, Meryem’in gözleri yüzer mi?

İkindi üstü, banka kasama iki iri kemik gömdüm
-Gelecek için, ha ha ha, hav-
Bir dilenci uyukluyordu yandaki bankta.

Son akşam yemeği mi?
Bu mümkün.
İsa, gözlerime çiviliyorum hecelerini
-ve ne mübarek göğe ağdın-
Senin yaşındayım, sadece #otuzüç#
Ve gittikçe dipleniyorum.
Gittikçe hayat dört unsurdur diyorum:

Çivi çivi çivi ve Yahuda yüzemez.

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.