İnsan var olduğundan beri bir şeyler anlatmış. Sadece insana değil; hayvanlara bile dur, yürü, yavaş, sakin ol anlamlarına gelen sesler uydurmuş, ho demiş, çüş demiş, geh bili bili demiş… Sadece o anki muhatabına değil yüzyıllar bin yıllar sonraki insanlara da anlatmaya çalışmış. Taşa yazmış, kilime nakşetmiş, resimler çizmiş, heykeller yapış anlatmak için. Sesinin ulaşamadığına bir şeyler anlatmak için, davula vurmuş, borazan kullanmış, ateş yakmış.

Kızılderililer’in dumanla haberleşmesini bir türlü zihnimde bir yere oturtamıyordum. Anlamakta zorluk çekiyordum. Nasıl olur diyordum, dumana nasıl şekil verilir, yükselen bir duman nasıl olur da  bizon sürüsü, kurt, at sürüsü veya ne bileyim düşman kabile yaklaşıyor anlamına gelir, diyordum. Ne zamanki Vizontele filminde televizyon antenini dağ başına çıkaran belediye başkanının, zabıta memuruna ‘’Yayını yakaladığımız zaman, ateş yakacağız, ANLARSINIZ’’ dediğini duydum, tüm taşlar yerine oturdu. Demek ki dedim insan her şeyle bir şey diyebilir. Belki dumanı, özne, yüklem, nesne ve hele de dolaylı tümleç haline getirmek çok uzun süre alsa da imkansız değilmiş. Kızılderililer nesilden nesile geliştirerek bunu yapmış herhalde işte, diyerek beynimdeki bir soruya daha kısmi ve geçici bir cevap vererek rahatladım.

Geçen gün eski insanların kullandığı muhteşem bir anlatma yönteminin daha olduğunu öğrendim. İnka Medeniyeti mensupları ip yazısı kullanmışlar. Hayır iplere harf şekli vererek yazılan bir yazı değil. İpin bizzat kendisinin bir anlamı var. İpin rengi, uzunluğu, düğümleri, düğüm şekilleri, düğümlerin arasındaki uzaklık… Bunların her birinin bir anlamı; karşılık geldiği bir cümle, bir kelime varmış. Baktığımızda bir anlam veremediğimiz bir çuval rengarenk ip bir kitapmış aslında.

Asdfggj harflerini gördüğümüzde birinin güldüğünü var sayıyoruz artık. On yıl öncesine kadar bunlar rastgele sıralanmış harflerdi. Hatta sadece harfler ve kelimeler, cümleler ile değil, eski Mısırlılar gibi şekiller ve figürlerle de anlatıyoruz meramımızı. Yeni bir yazı dili gelişti son birkaç yılda: Emoji Alfabesi. Hatta onu da aşıyoruz yavaş yavaş, bazen tek bir cümle kurmadan birbirimize sadece artist fotoğrafları, kedi resimleri göndererek iletişim kuruyoruz. İşte böyle bir çağın ortasında ben kalkmış TAM BEŞ YÜZ KELİME ile hikayeler şiirler yazıyorum. (Konuyu illa bir yere bağlama zorunluluğu hasıl olunca fırsatı kaçırmadım 🙂

Kitap Önerisi

Kolaj Kalpler Yüzyılı / Disconnectus Erectus

2 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.