Ölüm bile bizi hayattan koparamıyor. Evet ölülerin saçları tırnakları uzamaya devam ediyor ama bu yazının konusu bu değil. Şimdiye kadar hiç ölmediğimiz için, hiç ölmeyeceğimizi düşünüyoruz. Okunan her selayı pür dikkat dinleyip mevtanın ismi zikredilince ohh iyi ben değilmişim deyip içten içe seviniyoruz. Çiftlikte kesilme sırasını bekleyen ama sıranın farkında olmayan ‘’Her gün başka bir tavuğu kesiyorlar,  bana hiç dokunmuyorlar’’ diyen tavuk gibiyiz.

Defalarca şahit olduğum bir duruma üç gün önce amcamın taziyesinde de şahit oldum. İnsanlar geliyor, iki üç kelimelik baş sağılığı dileği ve Fatiha’nın ardından rutinlerine dönüyorlar hemen. Grup grup sohbet halkaları oluşuyor; kimleri siyasetten, kimileri ekonomik krizden, kimileri tarlasından arabasından bahsedip duruyor. Her ne kadar ağır kederli bir hava varmış gibi görünse de taziye mekanları hayat dolu her zaman. Merhum Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi ‘’Ölünü baş ucunda açık unutulmuş bir radyo’’. İnsanların yüzünde bak ölen ben değilim, ben yaşıyorum, evim var, buraya arabamla geldim, bak tuttuğum bir futbol takımı ve akıllı telefonum bile var, dur telefonumla biraz ilgilenip kendimi şarj edeyim ifadesini görebiliyorsunuz.

Amcamın taziyesinde de işte tam böyle bir hava hakimken biri imama ‘’Hocam bize biraz vaaz eder misiniz’’ dedi. İmamı şahsen tanıyorum. Söylenmesi gereken şeyi en sert en tavizsiz söyleyen bir mizacı var. Başka bir taziyede bize nasihat et diyen birine ‘’Benim söyleyeceğim her şeyi benden daha iyi biliyorsunuz ama uygulamıyorsunuz, size ne diyeyim ki. Yalan söylemeyin, haram yemeyin, insanlara iyi davranın, faize bulaşmayın, zekatınızı verin falan diyeceğim de bunların hepsini biliyorsunuz zaten’’ demişti. Acaba şimdi ne cevap verecek diye ona dikkat kesildiğim an dedi ki:

Burası taziye evi, bak şurada kadınların çocukların ağlama sesleri geliyor. Burada ölümün / ölünün bizzat kendisi size vaaz ediyor ama siz telefon tarifelerinden bahsediyorsunuz. Vefat eden kişi dün sizin aranızdaydım, ama şimdi Rabbimle ve yapıp ettiklerimle baş başa kaldım diye bağırıyor size ama duymuyorsunuz.

7 cevaplar
  1. Reyanehat
    Reyanehat says:

    Bu bana her zaman dehşet verici gelmiştir. İnsanların ölüm karşısında bile bu kadar soğuk kanlı olabilmeleri. Ve zahirdeki her şeyin biri ölse bile noktasına kadar aynen devam etmesi. Sen silinip gidiyorsun ama her şey aynı. Vay o hayatını buraya adayanlara, sonunda buradan da olanlara..

    Cevapla
  2. M.
    M. says:

    Kişiye nasihat ve vaiz olarak ölüm yeter diyen peygamberin “ohh bu ölen ben değilmişim deyip içten içe sevinen” ümmeti…

    Cevapla
  3. Firyaz
    Firyaz says:

    Azrailin nefesini ensemizde hissetsek bile yine tam anlamıyla rahman sahibi olan muazzam ve benzersiz olan allaha bağlanmak yerine beynimizin bi kenarı hala dünyevi zevklerin ucundan sıyırmaya çalışır

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.