Babamın her kişiyi, her durumu, her olayı özetleyecek bir cümlesi vardır. Dindar görünüp sahtekarlık yapanlara ‘’Şarabın üstüne seccade örtmüş’’ der mesela. Alemin akıllısı geçinip bir şekilde zor duruma düşen kişileri ‘’En uyanığı tilkidir ama kürkü dükkanlardan eksik olmaz’’ cümlesiyle ifade eder. Bir işin tek çözüm yolunun şiddet – baskı olduğuna inanıyorsa bir la havle çektikten sonra ‘’Ne yapalım çetin ceviz bıçakla açılır’’ diye mırıldanır.

Geçenlerde bir programda bir köşe yazarının bas bas bağırmasını izlerken aniden ‘’Bak işte, yedi yıl ağanın davarını güden, ağanın davarı olup çıkıyor’’ dedi. Okuma yazma bilmeyen babamın bu özelliğine hayranım. Hakikati en sade, en net biçimde ifade etmesinin Allah vergisi bir kabiliyet olduğunu düşünürüm. Bir entelektüel gazetecinin o durumunu sayfalarca yazar; alinasyon der, yabancılaşma der, kendinden uzaklaşma, ruhunu satma der, Pragmatizm, Makyavelizm der, der de der. Ama hakikat bu kadar sade ve basittir ve bahsettiğimiz entelektüelin on sayfalık makalesinin özü, özeti, karekökü budur: YEDİ YIL AĞANIN DAVARINI GÜDEN AĞANIN DAVARINA DÖNÜŞÜR.

Evet dönüşür ve bundan memnundur. Ağanın bir uzvuna dönüşmüştür adeta. Artık bir şahsiyeti, egosu, aklı kalbi yoktur. Sahibiyle bütünleşmiş, onda kaybolmuş, tabirimi mazur görün fenafilağa olmuştur. Bunun bir iki tık ötesi de delilik. Kendini Mercedes otomobil sanan, bir sabah kalkıp Mehdi- Mesihliğini ilan eden, ben Napolyon’um, ben Sezar’ım diyenler malumunuz. Konumuz bu değil, geçelim.

Feodalitenin tarih olduğunun farkındayım ama ağalık devam ediyor. Artık ağa yerine ister parti,ister ideoloji, ister futbol kulübü, ister camia, ister kurum, ister şirket, ister başka bir organizasyon deyin. Sonra onlar adına ahkam kesen, yazıp çizen, meydanlarda televizyonlarda bağırıp çağıran, sosyal medyada mesaisinin tamamını karşı tarafa küfür ve hakaret etmeye harcayan, bunun için durmadan yalanlar iftiralar üretenlere bir bakın. Ruhlarını, akıllarını, kalplerini nasıl kaybettiklerini, nasıl kendilerine yabancılaşıp bir robota – mala – eşyaya dönüştüklerini görürsünüz. Bu öyle bir kaybediştir ki artık geri dönemez. Hayatını ölünceye kadar böyle devam ettirir. Bir ağa gidince hemen yenisinin hizmetine soyunur ve dün iyi dediğine bugün kötü demeye; dün çamur attığını bugün eliyle diliyle silmeye temizlemeye koyulur.

2 cevaplar
  1. Mim
    Mim says:

    Yalnız tilki dükkan atasözünü bu yaşımda şuan idrak etmiş olmam:) ben de sanıyorum ki tilki gezmeye çıkmış dükkanları falan geziyor:) yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek deyimini idrak edeli de çok olmadı. Onu da duyunca yüzen bir timsah canlanıyordu kafamda. Yüzmüş yüzmüş kuyruğu kıyıya yaklaşmış falan.
    Aydınlandım. Teşekkürler:)

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.